Kara Ocakta Pişen Ekmek, Sofraların Vazgeçilmezi
Karabörtlen Mahallesi’nin merkezinde fırın ve market bulunsa da kırsal kesimde yaşayan vatandaşlar için bu noktalara ulaşım her zaman kolay olmuyor. Ancak mahalle sakinleri yıllardır sürdürdükleri gelenekten vazgeçmiyor. “Kara ocak” olarak adlandırılan ocakta ve toprak tavada kendi ekmeklerini pişirerek sofralarını hazırlıyorlar.
80 yaşındaki Ekrem Bedelce ile 75 yaşındaki eşi Ayşe Bedelce de bu geleneği yaşatan isimlerden. Haftalık ekmek ihtiyaçlarını kendi tarlalarında yetiştirdikleri buğdaydan elde ettikleri unla hazırlayan çift, yıllardır aynı yöntemle ekmeklerini pişiriyor.

Sofralar Kendi Emeğiyle Kuruluyor
Karabörtlen’in kırsalında yaşam büyük ölçüde kendi üretimine dayanıyor. Bedelce ailesi yalnızca ekmek değil; domates, biber, soğan, marul, maydanoz gibi sebzeleri de kendi bahçelerinde yetiştiriyor. Meyve ihtiyaçlarını ise başta zeytin olmak üzere kendi ağaçlarından karşılıyor.
Mahalle sakinleri markete yalnızca üretemedikleri temel ihtiyaçlar için gidiyor. Günlük yaşamın büyük bölümü ise tamamen kendi emekleriyle yetiştirdikleri ürünlerle sürdürülüyor. Bu yönüyle Karabörtlen kırsalı, kendi kendine yetebilen yaşamın en güzel örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.

Geçmişten Geleceğe Taşınan Bir Gelenek
Hazır tüketimin giderek yaygınlaştığı günümüzde Karabörtlen’de sürdürülen bu yaşam biçimi, geçmişten bugüne uzanan üretim kültürünün hâlâ canlı olduğunu gösteriyor. Toprağını işleyen, ekmeğini kendi pişiren ve sofrasını kendi yetiştirdiği ürünlerle kuran mahalle sakinleri, hem doğal besleniyor hem de atalarından miras kalan yaşam kültürünü gelecek kuşaklara aktarıyor.
Karabörtlen’de her gün tüten kara ocaklar, yalnızca ekmek değil; emek, üretim, dayanışma ve toprağa bağlılığın da simgesi olmaya devam ediyor.






